Konu Dışı
comments 4

Duyar Skalası

Aronofsky‘yi sevmedigim halde, bir sekilde tum filmlerini izledim. Bence Aronofsky, Cagan Irmak’in Hollywood gormus halidir ve tek yaptigi, son derece temel insani gercekleri ya da konulari, asiri duygusallikla susleyip iyi oyuncularla destekleyerek sanki ilk kez farkina variyormusuz gibi biz insanlara yedirmektir. Ve bunu yaparken, eger fiminde isledigi konuya hakimseniz, aslinda ne kadar kirk yillik, ne kadar basit ve bilinen bir olguyu nasil da abarttigini ve carpittigini dusunup filmi izlerken patetik kahkahalar esliginde, sinirden saclarinizi falan yolarsiniz. Kendisi tam bir mini cakaldir ve sevmedigim olayi da budur. Sen kimsin Kabala hakkinda film yapiyosun pezevenk. Neyse. 

Girizgahin sebebi su, dun gene Aronofsky filmi oldugunu bilmeden oturup 2 saat Noah‘yi izledim. Son sahne bittiginde icimde bi huzursuzluk vardi, biseyler olmamis, film guzel gibi ama aslinda degil, kopukluklarin sebebi, filmin konusunun tamamen muallaklarla bezeli, dini bir mevzu olmasi degil, baska bisey var diye hop oturup hop kalkarken, siyah zemin uzerinde kadim esintili fontla yazilmis “Directed by Darren Aronofsky” yazisini gordum ve ha o yuzden olmamis, olmamis bu film ya, gene olmamis dedim.  Ama filmde bir sahne vardi. Tek bir sahne.  Iste o sahne beni sanki dogdugumdan beri bildigim, kaniksadigim ve beni ben yapan bir olguya, cok supheyle bakmama sebep oldu. Daha dogrusu, kafamda kendimle ilgili bir huzursuzluga cevap oldu; alintilayacagim -spoiler iceriyor sayilir, tabi hic kutsal kitap okumadiysaniz, saka saka. Bunlar hep Aronofsky’nin senaryosu, spoiler sayilabilir evet-
 
Akkad, gizlice girdigi Nuh’un gemisinde Nuh’un sevismemekten kendini kaybetmis ve babasina cok kizgin olan hain oglu Ham ile kuytuda bir yerde konusmaktadir.

(A: Akkad, H: Ham)
 
A – baban beni bulursa öldürür. hazir olmaliyim. ama cok zayifim.
 
(Kenarda duran uyuyan kuslardan birini alip isirarak cig cig yemeye baslar, hic et yemeyerek buyuyen Ham dehsete duser)
 
H – ne yapiyorsun?
A – gucumu geri toplamaliyim.
H – bu yaratiklar (hayvanlar) cok degerli. her birinden sadece bir cift var.
A – ama benden sadece bir tane var.
H – ama tufan, tum bu mucizeler onlar icin. 
A – onlar icin mi? baban, cocuklar disarida bogulurken gemiyi yaratiklarla (hayvanlarla) dolduruyor. onlara (hayvanlara) hizmet etmen gerektigini soyleyerek seni kucumsuyor. hayir. Onlar bize hizmet eder. Bu, insanligin yuceligidir. Yaradan, gokyuzunu, yeryuzunu, denizi ve yaratiklari yarattiginda, tatmin olmamisti. Daha yuce bir sey istedi. Her seye hukmedecek ve denetleyecek bir sey. Bu yuzden, kendi suretinde bizi yaratti. 
 
Iste filmin tam burasinda, senelerce kopekleri enkazlarda canli insan bulsun diye egiten, eti az pismis yiyen, kozmetik deneylerinde hayvan kullanilmasindan zerre rahatsiz olmayip “alerji olsak daha mi iyi amk” diyen, yunus havuzlarina gidip yunuslarla yuzmek isteyen, yani ozetle/acikcasi simdiye dek ayni Akkad gibi dusunen ben, kendimden aniden bi tiksindim. Sahi, yunus neden 15 dakikalik bir keyif icin o havuzda yasasindi? Cunku sorun su ki, artik, anne oldugumdan beri icime isleyen ve beni yerli yersiz, icten ice rahatsiz eden o vicdan ve merhamet duygusu, sadece insanlara karsi degil, doganin her urunune karsi calismaya baslamisti. (Bu noktada sunu ekleyim, hayir, vejetaryen olacak kadar icim sizlamis degil. Baligin bana sagladigi faydayi saglayacak bitkiyi kesfederseniz, bir ihtimal) 

Vicdanla ilgili yazmak istemistim, konuyu vicdana henuz bagladim, oradan devam ediyorum. Bu allahin belasi dunya, korkunc bir yer halini aldi. Ezoterik, batini, okult, dini hicbir seye inanmayan biriyim ama inansaydim muhtemelen ikinci bir nuh tufanina hayir diyecek yuzum olmazdi. Eskiden gercekten bu kadar hassas degildim. Simdi, kizim 2,5 yasina geldi ve ben 2,5 yildir, dayanilmaz sekilde hassaslastim. Daha once de ayni ornegi vermis olabilirim ama, gecen yil Suriye’de (kimin tarafindan yapildigini hala bilemedigim ve benim icin kimin yaptiginin pek fark etmedigi) sahit oldugumuz kimyasal saldirida olen alti bezli, morarmis bebeklerin, altina iseyerek olen 3-4 yasindaki cocuklarin fotograflarini gordukten sonra, ben aklimin bir kismini kaybettim. Cocuguma sarilip “cok sukur o iyi” diyebilmek beni tatmin etmedi, bu dunyadan nefret ettim. O sanirim, dogumdan sonra girdigim yeni duyarli kafanin son noktasiydi. Hani biri ölür de, uzun bi sure öldügüne inanamazsiniz, sanki kapiyi acip gelecekmis, ya da sabah uyaninca gene orada olacakmis  gibi gelir. Ama zamanla kabullenirsiniz ve sadece bir sizi kalir. Iste bu bendeki aci, bir turlu azalmadi, aksine cogaldi. Roboski’deki soykirimda, uzerlerine bomba yagan, ayni aileye mensup, yaslari 13-25 arasinda degisen o cocuklarla ben de öldüm. O insanlarin tek derdi, en temel yasamsal ihtiyaclarini saglayabilmek icin resmen uc kurusa essek sirtinda mazot tasimakti. (Dogu’da kacakcilikla zengin olundugunu falan dusunuyosaniz, yakinlarini o saldirida kaybeden Roboski’li aileler hakkinda cekilen cok iyi belgesellere Vimeo’dan ulasabilirsiniz, ulasin) Isid denen capsiz cihad ozentilerinin Irak’ta kadin, erkek, yasli, genc, coluk, cocuk demeden silahlarla taradigi, kafasini kestigi insanlarla ben de öldüm. O insanlarin tek bir sucu bile yoktu. Ve yolda araclari durdurulup, aksam namazinin kac rekat oldugu soruldugunda cevap veremedigi icin kafalarina sikilip oracikta öldürülen muhtemelen benimle yasit, hatta benden daha genc uc insanin videosunu izlerken, dunyada degil aslinda cehennemin ta kendisinde yasadigimizi dusundum. Son bir haftadir Gazze’de olanlar yuzunden, 2000 senesinden beri Filistin’de her 3 gunde bir bir cocugun öldügü istatistigine ulastim. Twitter’da hicbir seyden kacamiyorsunuz arkadaslar, gordugum ölmüs bebek ve 10 yasina bile gelmemis ölü cocuk fotografinin sayisini bile hatirlamiyorum, anneleri, babalari onlari son kez operken goruntulenen ölü cocuklar; annesini babasini kaybettigi icin bir hastane kosesinde yapayalniz yatan, gozlerinde sadece korku ve uzuntu olan cocuklar, iste butun bunlar ve karsisindaki caresizligim, beni delirtiyor artik.
 
Bir sekilde fark ettim ki, cocugu olmayan insanlar, bok yoluna giderek olen bu yetiskin ve cocuk populasyonuna benim gibi yaklasmiyor. Gordum ki, ozellikle cocuksuz insanlar, bir cocugun ölümüne uzulmekle bir yetiskinin ölümüne uzulmek arasindaki farka, veya olen insanlarin, cocuklarin ölüm sebeplerine, elin oglu olup olmadiklarina falan cidden birer detay olarak yaklasiyor. “Ama israil hakli, o cocuklari hamas icin kalkan yapan zaten o Gazzeliler” diyen, sanki kirk bes senelik savas muhabiriymis de, Gazze’den Turkiye’ye dun gelmis gibi yapanlar var mesela. “Lan cocugun sucu ne peki?” dedigin anda, “duyarli orospu cocuklari her kusu siktiniz bi leylek kaldi sahte gozyasina ne meraklisiniz” falan gibi akil almaz bir duyar realitesi dedektorune donusuyorlar ve ben inanamiyorum. “Israil cok guclu, Filistin de guclu olsun, onlar da sey etsin, Israil guclu diye sey ediyonuz” diyenler var mesela, diyorum ki, kardesim Israil gucunu coluk cocuk öldürerek mi kanitliyor yani? Hooop: “duyarli orospu cocuklari her kusu siktiniz bi leylek kaldi sahte gozyasina ne meraklisiniz” kismina gecis yapiyoruz. Ha bi de seyciler var, “bilmemneye uzuldun mu?” “Bilmemneler katledilirken neredeydin?” “Bilmemkimler öldügünde hic ses cikarmadin” tayfasi. Ya kardesim, anlamiyosun sanirim, kim ölse üzülüyorum ben diyorum mesela, “duyarli orospu cocuklari her kusu siktiniz bi leylek kaldi sahte gozyasina ne meraklisiniz” Burdan duyarli olmanin bir yanlis oldugu, aslinda hepimizin birer humanoid robot kadar hissiz ve cool olmamiz gerektigi sonucuna varabiliriz. Ama ben artik dayanamadim ve onlarin istegi olsun diye bir skala yaptim, umarim memnun kalirlar. Uzulme skalasi asagida:
 
Cocuk ölümü uzulme ve duyarlilik gosterme skalasi (trafik kazasi, savas, teror, camdan dusme, SIDS, sebep fark etmez.)
 
Cocuk akrabansa: uzul, yeri gogu inlet, ustunu basini parcala, kendini cenazede mezarin icine at.
 
Cocuk komsununsa: vah vah de. Taziye bildir. Twitter ve Facebook’ta olayi anlat, yorumlara cevap yaz.
 
Cocuk TC vatandasiysa: Kahrol, delir, daha tomurcuklanmamis cicek, hayati tanimamis yavrucak diye an, haksizliga bas kaldir vs. 
 
Cocuk Aleviyse: Gezi sehidiyse, her durusma gunu twitter’da hashtag kas, devlete yuklen. Onun disinda bisey yapmana gerek yok. Gezi sehidi degilse siktir et gitsin.
 
Cocuk Kurtse: (solcuysan) dunyanin sonu, (TC asigiysan) iyi olmus terorist olacakti zaten. Siktir et.
 
Cocuk Filistinliyse: yukarda anlattim. 
 
Cocuk Suriyeliyse: Cocuk felci asisini tazele ve yoklarmis gibi yap. (Siktir et)
 
Neyse, sonuc olarak, suna kanaat getirdim; evet ben biraz kafayi yemis olabilirim. Zaten son donemde bazi insanlarin beyin kimyasi sebebiyle empati olgusunu haddinden fazla yasadigi ve digerlerinden daha duyarli oldugu falan konusuluyor. Ama sen kardesim, sen bu dunyadaki herhangi bir cocugun, tum masumiyetiyle daha bir bok yasamadan ölüp gitmesine tek yorum olarak “siz de amma duyarlisiniz yea” diyosan, muhtemelen bu cool tavrinin bedelini olur da bir es bulursan, ureyip de yavrunu kucagina aldiginda bence epey bi odeyeceksin. Birak uzerine bomba yagmasini falan, o konforlu evinde, cocugun gece ikea’dan aldigin o tatlis yataginda uyurken, sen tv’de aci bir goruntuye denk gelip birden cocugunun odasina kosup, elini burnuna goturup nefes aliyor mi diye baktikca, merdivenden dusup kafasini yardiginda, eline azicik bi kan bulastikca, daha 3-4 yasindayken, sen kendin bir tehlike atlatip, “ya bana bisey olsaydi, ona ne olurdu, kim bakardi” diye dusundukce kendinden utanacaksin. Simdi boyle gak guk konusuyosun, elalemin bebesine ne uzuleyim diyosun ya, ilerde bugunler icin de uzuleceksin. Yok ben uzulmem, cocugum olsa da uzulmem diyosan, zaten cocuk yapma, cunku limbik sistemin epey hasarli senin. 

Ben aklimi kaybetmisim dunyadaki kotuluge, tufan falan bekler hale gelmisim, sen ne diyosun. Essolusu seni.

ps: evet Aronofsky bok gibi filmler cekiyo ve bu da herhangi bir Aronofsky filminden cok daha basit ama guzel bir kisa animasyon; Israil – Filistin hakkinda. bence izleyin.

4 Comments

  1. geçen gün aynı fotoğraflara ben de isyan ettim..sürekli ve sürekli ölmüş bebek fotoğrafları paylaşılıyor (ha bir de hasta ve her “like”dağımızda bağış yaptığımız iddia edilen fotoğraflar var!) ve her nedense bunları hep anne/baba olmayanlar paylaşıyo çoğunlukla..ya ben evladımı görüyorum o fotoğraflarda! yavaş yavaş kafayı yiyoruz..bence bizden istenen/beklenen de bu!

  2. Fulden sanırım gerçekten anne olduktan sonra acayip bişey oluyor, ben ömrüm boyunca çok sevdim bebekleri evet ama anne olduktan sonra bir başkalaşım geçirdim resmen. Her çocuğun gözlerinde Gökçe'yi görüyorum, hepsinin acısı içimi kanırtıyor. Oturup ağlıyorum. Geçen bir fotoğraf vardı kaldırım kenarında büzüşüp kalmış bir çocuk, yemin ediyorum alıp sarılıp, koynuma sokasım geldi. Delirmek üzereyim ben de. Nasıl pis bir dünyada yaşıyoruz isyan ediyorum. İnsanları neden sadece insan olarak kabul etmeyip senden mi bizden mi ayrımı yapabiliyorlar aklım ermiyor. Nefis yazmışsın bu arada, yüreğine sağlık.

  3. zeynep says

    aynen anne olduktan sonra cocuklarin olumleri bende tarifsiz bir aci duygusu olusturmaya basladi. oncesinde de her olum uzucuydu ama boylesine kalbim sikismazdi, yazini okumadan hemen once youtube un onerdigi videolardan birine tikladim, bir cocugun hastalik surecindeki goruntuleri, sonrasinda melek oluyor. agla agla isyan et allah yok, varsa da cok kizginim ona agla agla, git oglani uyudugu yatagindan al gozleri kapa o cocugu optugunu dusunerek op agla agla, gunluk telaslarin anlamsizlasmasi… olmek istemek ama bebegime ne olacak, bebegime bir sey olursa kendimi nasil oldururum. cocuklar olmesin, oldurulmesin ne olur ne olur

    • zeynep hanim diger yorumunuzu yayinlayamiyorum cunku gercekten yazi altlarinda kimse kimseye hakaret etsin istemiyorum, kusura bakmayin 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *