Aşı, Sağlık
comments 30

Haydi Çocuklar Aşıya!

Her sey sevgili mine‘nin “ben rota’yi yaptirmiyorum, gerek duymadim” demesiyle basladi. o dakikaya dek asilar hakkinda “vucuda zerk edilen zayiflatilmis virus” tanimi disinda hicbir sey bilmeyen, merak da etmeyen, haliyle asi karsiti hareket hakkinda bir fikir sahibi olmayan ben de, adeta hiyara tuzla kosarcasina, “aa oyle mi, niye ki” falan dedim. oyle ya, karsimdaki insan koskoca tohtur, okumus insan, bir de cefakar ana olunca, bilgileri, soyledikleri cok degerli oluyor. (ne kadar degerli oldugunu begul’un kati gidaya gecisinde 2 doktorunu da pek sallamayip, mine ne derse onu yapmamdan anlayin) “biz eski asi programini takip edicez galiba, bir de bu asilar metal falan iceriyor, cok da fazla oynamamak lazim immun sistemle” diyince, dogumdan o gune dek 2xHBV, 1 BCG, 2xKarma, 2xPnömokok asisi olmus kizimi ellerimle hasta ettigim paranoyasina kapilip, onume gelen herkese asilarla ilgili sorular sormaya basladim.

su noktada belirtmeliyim ki, en basta yola bir yazi yazmak hevesiyle cikmadik, sadece arastiriyorduk, kendi capimizda takiliyorduk; fakat sonradan, asilar hakkindaki bilgi yetersizligini ve kirliligini gormemiz, asi karsiti hareketin meydani bos bulmuscasina at kosturmasi (bunu kotu anlamda yazmadim aslinda ama gercekten oyle) ve bircok annenin bu ugurda (neredeyse bizim de yapacagimiz gibi) bebeklerini asisiz birakacagini fark etmemiz, bizi de bir yazi yazmaya itti. (surekli “biz” diyorum cunku; her ne kadar ben bu yaziyi tek basima yazsam da, 2 haftayi askin bir sure boyunca onumuze gelen ve daldan dala atlayarak buldugumuz her makaleyi, yaziyi, fikri 7/24 okuyarak, tatmin olmayip 2’si enfeksiyon hastaliklari uzmani olmak uzere baska 3 doktora danisarak, hem asi karsiti, hem de asi yanlisi, konuya hakim kisilere mailler atip yanit bekleyerek, yurt disinda yasayan arkadaslarimiza, o ulkelerdeki doktorlarin tutumlarini sorup ogrenerek, elimizdeki bilgileri maille paylasip, whatsapp’ta sarj bitirmecesine tartisarak mineyle beraber yaptigimiz bir arastirma bu.) amacimiz, baska annelerin de konu hakkinda bilgi sahibi olmasi, gerekli bilimsel kaynaklara ulasmasi ve tibbi olmaktan uzak, anlasilir bir anlatima kavusmasi. bu blogun fazlasiyla hit aldigindan daha once bahsetmistim, maksat sinsiler de faydalansin (asdfghjkl)

bu konuda arastirma yaparken, benim sansim, google aramasi disindaki bir tesadufle yalansavar‘in karsima cikmasi oldu. zira asilar ve yan etkilerini o ana dek maalesef sadece asi karsiti harekete dahil -ya da yelpazenin o tarafindaki diyeyim- sitelerden ve kisilerden dinliyordum. tam da ikna olmaya baslamisken, tamamen bilimsel arastirmalarla donanmis bir yazi dizisiyle¹ ² ³ karsilastim ve bu benim icin donum noktasinin basi oldu. sitedeki makalelerin altina yaptigim yorumlar, asiyla ilgili yazilari yazan dr. isil hanim tarafindan islerinin yogunlugu nedeniyle yanitlanamadiginda, sitenin baska bir yazari olan bahadir bey bana mail atip, “isil bu hafta cok yogun oldugu icin, yorumunuzu yanitlamasi uzun surebilir, anne oldugunuzu yazmissiniz, eger asi zamaniniz yakinsa, kafanizdaki sorulari elimden geldigince ben yanitlayim, boylece yavrunuz asisiz kalmasin” diyerek ve bence son derece ince dusunerek, bir mail trafigiyle tum sorularima uzun ve anlasilir sekilde yanit verdi. iste yalansavar’a ve yazar kadrosuna olan hayranligim da boyle basladi diyebilirim. zaten buraya yazacaklarimin buyuk cogunlugu da, yalansavar sayesinde ulastigim bilgilerden ibaret. ben ek olarak birkac ingilizce kaynaga ve yalin turkce kaynaklara egildim, zira yalansavar’daki kaynaklarin tumu ingilizceydi.

bu konu dalli budakli oldugundan, yazi da uzun surecektir. her firsatta belgelerle konusacagiz, kemal kilicdarogluculuk oynayacagiz, hazirsaniz basliyoruz.

once, benim kadar bilgisiz olmadiginizi varsayarak, “asi nedir”in ozetini geceyim. totik yavrularimiza yaptirdigimiz ve bizim de zamaninda oldugumuz asilar, belli basli hastaliklara karsi vucudun direnc gostermesi amaciyla, zayiflatilmis ya da öldürülmüş viruslerin kas ya da damar yoluyla (bazen de agizdan damla seklinde) vucuda verilmesidir. asilar hasta kisilere yapilmaz, cunku tedavi amacli degildir. ancak risk altindaki ve saglam durumdakilere yapilir. asilarin nasil uretildigine, buradan bakabilirsiniz.

polio’sunu boyle yaptilar kizima
Turkiye’de, Saglik Bakanligi’nin zorunlu kildigi asi programi budur:
 
BCG 2. Ay
Hepatit B 0, 1, 6. Ay
Difteri- Asellüler Boğmaca – Tetanoz 2, 4, 6 ve 16-24 aylarda 4 doz (DTP)
Hemofilus influenza Tip B 2, 4, 6 ve 16-24 aylarda 4 doz (HIB)
İnaktive polio 2, 4, 6 ve 16-24 aylarda 4 doz, sonrasında 4-6 yaşta (IPV)
Konjuge pnömokok aşısı 2, 4, 6 ve 12-15 aylarda 4 doz
Kızamık- Kızamıkçık- Kabakulak (MMR) 12-15 ayda ve lköğretim 1. Sınıfta (4-6 yaş)
Td (Difteri-tetanoz) İlköğretim 1. Sınıf (4-6 yaş) ve 8. sınıfta
 
Sağlık Bakanlığı’nın rutin aşı tablosunda yer almayan, isteğe bağlı uygulanan aşılar budur:
Suçiçeği (varicella) 12-15 ay ve 4-6 yaş (2013’de rutine girecek)
Hepatit A 12. Ay ve 18. Ay (2012 Temmuz itibariyle rutin)
Pnomokok (PPSV) 2 yaş sonrası
Rotavirus 2, 4, 6. ay ya da 3, 5, 7. ay
Meningokok 2 yaştan sonra
HPV 9 – 26 yas arasi sadece kadinlar
Influenza her yıl 
 
benim gibi igneden tirsan, enjektoru 200 metreden gorunce tansiyonu oynayan biriyseniz, bebek olmadiginiza dua edeceginiz kadar fazlaca asi var, evet. ama yalniz degiliz; diger gelismis ulkelerdeki asi programlarina hemen buradan ulasabilirsiniz. her ulkenin kendi asi programi var ve bu programlar, o ulkede gorulen hastalik sikliklarina, risk faktorlerine gore belirleniyor. programdaki farkliliklarin sebebi bu, yoksa bizim ulkemizde yaptirilan bir asi orada yaptirilmiyor gibi bir durum soz konusu degil. bir hastaliga karsi asi olmak, o hastaligi hayatiniz boyunca hic gecirmeyeceginiz anlamina gelmiyor. mantik gene cok basit, fark, o hastaligi asisiz insanlara gore son derece hafif atlatmaniz ve ölme riskinden uzak kalmanizdir. 
 
asilarin cesitli yan etkileri var, en bilinenler sunlar -ki bunlari doktorumuz asiyi yaparken bize soyluyor: asilanan bebeklerin atesi yukselebiliyor, halsizlik, asi yerinde kizariklik, hassasiyet, mizmizlik gorulebiliyor. ampirik hadiseler katmak istemesem de, anektodal konusmak istemesem de, benim kizim tek basina kriter sayilmayacak olsa da, 6 ayliga dek yapilan hicbir asisinda, 37.3’e yukselen ates disinda bir belirti ben gormedim. oh oh diye gobek attik evde, asi gunlerinin diger gunlerden en ufak farki olmadi. yukselen ates ise, sikinti verici bir mevzu degil. zira bu, bagisikligin tetiklendigini gosteren bir belirti. Daha ciddi bir yan etki var, bunu House M.D. izliyorsaniz iyi biliyorsunuzdur 🙂 Guillain Barre Sendromu. bu kismi Dr. Isil Arican’in bana verdigi bilgiden aynen alintilamak istiyorum: 
 
Aşılar nedeniyle ortaya çıkan önemli bir otoimmun bir sendrom var: Gullian Barre Sendromu. Bu hastalık virüsleri yok etmek için tetiklenen bağışıklık sisteminin, aşırı aktive olması sonucunda kasları hareket ettiren sinirlere saldırması sonucunda ortaya çıkıyor. Yakalanan kişide kas güçsüzlüğü ve felç ortaya çıkıyor, solunum yetmezliği gibi ciddi tablolara da neden olabiliyor. neyse ki geçici bir durum ve tedavisi mümkün. tedavi olan kişiler tamamen iyileşiyorlar. Literatürde aşı sonrası çok az sayıda da olsa Guillain Barre sendromu olan kişiler var, ama görülme oranı çok düşük. Aşı Yan Etkileri Bilgilendirme Sistemi (Vaccine Adverse Event Reporting System -VAERS)‘ne göre aşı sonrası GBS oluşma riski 1 Milyon kişide 1 civarında. VAERS verilerine göre 2009 yılında uygulanan 46.2 milyon doz aşıya bağlı ortaya çıkan GBS vaka sayısı 12 adet. Bu 12 vakadan sadece 4 adedin tanısı 2009 yılı sonu itibariyle kesinleşmiş GBS. İşin ilginç yanı, GBS viral enfeksiyonlardan sonra da ortaya çıkabiliyor, hem de viral enfeksiyonlardan sonra görülme sıklığı çok daha yüksek: 100 bin kişide 1 kişi. Yani GBS önemli bir hastalık da olsa, çocuklar aşılanmayıp viral enfeksiyon geçirdiklerinde GBS’ye yakalanma ihtimalleri daha yüksek.

cici


simdi yavas yavas  bizi asilara mesafeli yaklasmaya, kasimizi kaldirip bakmaya iten bilgi kirliligini temizleme isine giriyoruz. 
 
benim kafami en cok kurcalayan kisim, asilarin icerigiydi. cok normal aslinda, bizler, civayi civa, aluminyumu aluminyum gibi algiliyoruz, ilk etapta damardan civa zerk edilmesi, gozumuzun onune terminator 2 filmini bile getirebilir (tamam bunu abarttim). asi iceriginde maymun bobregi dokusu, yumurta proteini, formaldehid falan goren biri ne dusunur? “damardan maymun geni zerk ediyorlar, allahim igreeeenc, ne alakasi var, hani zayiflatilmis virus veriyolardi ha?” falan der degil mi? arkadaslar, hemen o kafadan cikiyorsunuz, hemen lutfen. yok cikmam falan diyorsaniz, en yakin markete gidin ve bir ciklet kutusunun icerigini okuyun. ya da o kadar uzaga gitmeyin, tuvalet masanizin uzerindeki en pahali kremin icerigini inceleyin. sacinizi boyatirken kuaforden boyanin kutusunu isteyin. hicbiri olmadi mi, o zaman aluminyum folyoyla korumak icin sardiginiz her besin maddesinde beni hatirlayin. asilarda koruyucu maddeler kullanilmak zorunda. bunlar asilarin steril kalmasini sagliyor. ayrica, asilarin uretim yerleri hep cok eksantrik; tavuk embriyosu mesela! fare beyni dokusu mesela! ciddiyim, alin kendiniz bakin burdan. ama bebekken, cocukken o kadar asilari olup olup, simdi sagliginizin doruk noktasindayken, “iyy maymun, fare” demeyin lutfen. konuya cok tiksinc girdim ya, asagidan devam ediyorum 😮
 
her asinin icinde, eser miktarda koruyucu madde/ler bulunur. herkes thimerosal pesinde ama, ben basindan beri nedense aluminyuma takmistim 😀 burada tek tek butun maddeleri incelemeyecegiz tabii ki, o kadar deli olsam, bogazici molekuler biyolojiyi bitirir yale’de master yapardim herhalde. ama aluminyum ve civa, uzerinde en cok durulan ve lafi edilen iki maddeyken, bunlara biraz bakalim. (zaten American Academy of Pediatrics (AAP) de boyle yapmis, ah hep bu anneler yuzunden)
 
aluminyum, dogada en cok bulunan metal. hepatit A, hepatit B, DTP, HIB ve Pnömokok aşılarında mevcut. diger asilarda olmama sebebi, canli virus iceren asilarda kullanilamamasi. yaklasik 70 senedir, adjuvan (yani bagisikligi artirici madde) olmasindan oturu asilarda kullaniliyor. bebekler, ilk 6 ayda tamamladiklari asilardan, toplamda 4 miligram aluminyum aliyorlar. iste aluminyumun bu kadarinin toksik olmasi pek mumkun degil, zira bebeklerin ilk alti ayda anne sutunden aldiklari aluminyum miktari toplamda 10 miligram, formul mamadan aldiklari toplam miktar 40 miligram, hatta soya bazli “organik ve dusunceli anne” formul mamasiysa, bu miktar toplamda 120 miligrama cikiyor. bu noktada 4 miligramin lafini etmeyelim.
 
benim aklimdaki soru, aluminyumun adjuvan olmasi sebebiyle otoimmuniteyi yanlis yonde etkileyip etkilemeyecegiydi, ki bunu arastirmak da hem kendisi doktor olan, hem de fazlasiyla doktor taniyan mine’nin isiydi 😀 yazinin basinda bahsettigim iki enfeksiyon uzmani burada devreye girdi. gerekli makaleler bulundu, okundu. sahsen kendime de sasirdim, zira guzel noktaya deginmisim 😀 saka ya tamam ciddiyet. nasil ki, grip asisindan sonra cok cok kucuk bir olasilik da olsa, Guillian Barre Sendromu gorulebilir dedik, iste MMR sonrasi immun trombositopenik purpura (ITP), Hepatit B aşısı sonrası Multipl Skleroz (MS) görüldüğünü söyleyen araştırmalar var. Gene bu bebeklik aşılarıyla etiyolojik zemininde otoimmunite tasiyan Tip 1 Diyabet  (seker hastaligi) iliskisini sorgulayan calismalar var, ama rahat olun; hicbir somut kanit bulunmus degil. Conclusionlardaki genel sonuc, “iliski gorulememistir” seklinde. ozellikle ITP ile ilgili olan bir arastirmada 2 milyona yakin vaka incelenmis, MMR ile ITP arasinda nedensel bir iliski gosterilememis.
 
aluminyum ile kabaca hasir nesir olduk, simdi thimerosal’a gecelim ve bu vesile ile zaten asi karsiti hareketin de kaynagina inecegiz. ama oraya inmeden once, sunu izah etmeye calisayim, asilardaki maddelerin tumunu, su ya da bu sekilde biz zaten aliyoruz. havadan, topraktan, yediklerimizden, ictiklerimizden vs. bu yuzden, orada formaldehit gorup de, “aman beni zehirliyorlar!” diye dusunmek hayli yersizmis, bilincsizceymis. neyse konuya donuyorum.

cok sirin diil mi? konuyla alakasi yok, anne-kiz izlenimi veriyo, hosuma gitti koydum 😮


 
thimerosal, (thiomersal, mercurothiolate) etil-civa bazli bir koruyucudur. basit bir anlatimla, asi icinde bakteri ve mantar olusumunu onlemek icin kullanilir. thimerosal’in bugunku kotu sohretine sahip olmasi, artik doktorluk yapma yetkisi alinmis olan dr. andrew wakefield’in bir sabah erken uyanip “dur lan bi ortaligi karistirayim da, dunya degerli vaktini ve parasini sacmasapan bi teoriyi temizlemek icin harcasin, otistik cocuklarin da anasi babasi kendine bir gunah kecisi bulsun, ben de parsayi kaldirayim” demesi ve saygin bilim yayin organi lancet’ta son derece anlamsiz bir arastirma makalesi yayinlamasiyla dogrudan alakalidir. benim burada uzun uzun anlatmayip bu sekilde ozetini gececegim bu hikayenin sonucunda, maalesef cesit cesit ulkede bilim adamlari degerli enerjilerini thimerosal’in otizme sebep olmadigini kanitlamak icin arastirmalar yapip debelenerek kaybetmistir, buna ragmen bu dunyada israrla asilarin hasta ettigini anlatarak ortaligi ayaga kaldiran, analar, babalar, hatta doktorlar vardir. dedigim gibi tekrar yazmayacagim, detaya ben inmeyecegim, cunku inersem gelisine saydirmaktan korkuyorum zira ben isil hanim ya da bahadir bey kadar sabirli degilim. butun internet, andrew wakefield ve arkasindan onun yarattigi kaosu kullanarak kendine paye cikaran Mark ve David Geier’in sahtekarliklarinin hikayesini anlatiyor. hatta siz simdi usenirsiniz diye ben size gerekli linkleri vereyim, kendiniz lutfen okuyun. bu bir, bu iki, bu uc, bu dort.
 
asilar ve otizm konusunda sinirlerimin tavana vurmasinin en buyuk sebebi, benim de bu asilari olan bir kizimin olmasi. kimsenin tuhaf tuhaf desteksiz atip, konusup aklimi karistirmaya hakki yok. ben paranoyak bir anne olabilirim, bu tarz arastirmalari yapacak kadar dile hakim olmayabilirim, her sey olabilir. bazi seyleri sorgulamak elbette guzel, suphecilik, arastirmacilik, bunlar sevdigimiz seyler; ama bu suphecilik ve arastirma ruhuyla internet gibi bir deryada sadece asi karsiti insanlarin yazdigi sacma sapan desteksiz yazilari okuyorsaniz, o zaman sizinki arastirmacilik suphecilik degil, kendine destek bulma cabasindan ibaret olur maalesef. kizmamda baska sebepler de var, bunlarin basinda, hasta cocuklarin ailelerinin duygulariyla oynanmasi geliyor. bir diger sebep, kendisi de anne oldugu icin, onlarca, yuzlerce anneye ulasabilen blog yazari kisilerin, “ben cocuguma asi yaptirmiyorum, siz de yaptirmayin” diye utanmadan, sikilmadan, “kimsin arkadasim sen, sifatin nedir senin?” diye sorgulatacak sekilde onu bunu gaza getirmesi, korkutmasi. benim gibi gaza geldikten sonra bi sekilde arastirma yapip olayin aslini ogrenmek icin zaman ve atp harcayanlar gene iyi de, hic arastirma yapamayacak onlarca anneye kotu ornek olmasi. (burasi bol ad hominemli oldu gibi dusunebilirsiniz ama degil) sunu kesin olarak anlayamiyorum, asilarin otizme, hiperaktiviteye bilmemkime sebep oldugu iddiasinin uzerine, onlarca, yuzlerce arastirma yapilmis, insanlar buna cok ciddi mesai harcamis, buna ragmen, artik ABD’de resmen, “ulan biz sizinle mi ugrasicaz ya?” seklinde thimerosal kaldirilmis, otizm’deki artisin sebebi, aptallarin bile anlayabilecegi sekilde, asperger sendromu gibi hastaliklarin da otizmin spektrumuna alinmasi seklinde aciklanmis; cizelgeler var, listeler var, istatistikler var, var oglu var. iddiayi ortaya atan adamin sahtekar oldugu kanitlanmis, arkasindan gelen iki adamin sahtekar oldugu kanitlanmis, ortada, asi yaptirmayanlarin, baska insanlarin sagligini tehlikeye atma olasiligi var, aluminyumda sorun yok, thimerosal’da sorun yok denmis, ama hala, israrla, bilmis bilmis, “asilar cok kotu yeaa, yaptirmiycam” diyolar ya, afedersiniz ama, bu nasi bi sorumluluktur ve sorumsuzluktur ya. hadi kendin yaptirmiyorsun, onu anladim da, elalemin bebesini hasta edeceksin, nasi bi cesaret bu? inanamiyorum.
 
ayrica, insanlarin, dini sebeplerden asi yaptirmamasi, mumkundur. vegan olmalarindan kelli asi yaptirmamalari, mumkundur. bu gibi cok spesifik sebepleri olabilir anlarim. (kahrolasi humanizm anlamam gerektigini soyluyor, yoksa ne dindarla, ne veganla isim olmaz) ama sen ben gibi insanlarin, sirf “oyle hissediyorlar, boyle dusunuyorlar” diye asi yaptirmama luksleri oldugunu dusunmeleri, berbat bisey yani. gercekten, kimsenin baskalarinin hayatini, sagligini tehlikeye atmaya hakki yok. ben de kopegimin kuduz asisi olmasini istemiyorum, o zaman buna da saygi gosterin? ama kopegim gelip nazik kicinizi isirir ve size kuduz bulastirirsa, bilmem ne dersiniz?  

bu ne ya? cok komik.


asilar hakkinda, soyle soylemlere sahit oldum: “Biliyorum ki tüm bebekler 2 yaşına kadar ihtiyaç duyduğu antikorları anne sütünden alır ve bu sayede bağışıklık sistemleri güçlenir.” maalesef can dostlarim, anne sütünden geçen antikorlar -ki o antikorları da annenin zamanında olduğu aşılar oluşturuyor- bebeği ancak 6 ay koruyabilir. yani mesele o kadar basit değil, bebeklerimizin bağışıklık sistemleri, neredeyse 5 yaşına dek tam olarak oluşmuyor. ozellikle ilk 6 ayda yapilan asilar, biz annelerin yuksek olasilikla gecirmedigi hastaliklarin asilari. aranizda difteri geciren var mi? kaldı ki, anne sütünden geçen antikorlar, örneğin pnömokoklara karşı yeterli koruma sağlamıyor. pnömokok, özellikle gelişmekte olan ülkelerde (Türkiye için de bu durum söz konusu biliyorsunuz, gelişmemiz 2 ileri 1 geri şeklinde malum) aşı ile engellenebilen ölümcül hastalıklara sebep olan bir bakteri. sepsis, menenjit zatürre, orta kulak iltihabı gibi birçok enfeksiyonun sorumlusu olan bu bakteri, her yaştaki insanlarda hastalığa sebebiyet verse de, vakaların %85’i, 2 yaşın altında. pnömokokla ilgili mesele şu ki, bu bakteri, antibiyotiklere karşı ciddi direnç gösterebiliyor, tedavi aşamasında zorluk çekilmesi ve ölümle sonuçlanması da bu yüzden. şu anda ulusal aşı programımıza dahil olan pnömokok aşısı, 13 ayrı hastalığa karşı savaşmayı sağlıyor. en basitinden bir pnömokok aşısı bile çoğunlukla 2 yaşın altındakileri öldürebilen 13 hastalığa koruma sağlarken, sadece anne sütünün bebekte uzun süre koruma sağladığını düşünmek biraz naifçe.
 
gene ayni siteden: “Biliyorum ki aşılar ağır metaller, sentetik kimyasallar, GDO proteinleri içerir, bunlar çocuğumun beyin gelişimini tehlikeye atarak hiperaktiviteye ve otizme neden olabilir.” iste, burada, at kosturma mevzusuna geldik. cunku halihazirda asilar, yapilan onlarca calismaya, arastirmaya ragmen, otizmle ve hiperaktiviteyle iliskilendirilemedi. oysa metni yazan kisi biliyor. yani onca bilimadami bilmiyor, asi yaptirmak istemeyen bu kisi, kurum, kurulus, gonullu kardesler, biliyor, eminler. neyse, orayi demin gectim, bir sey demeyecegim.
 
son madde: “Biliyorum ki kanunen çocuğuma yaptıracağım tüm tıbbi müdahalelerde tasarruf hakkına sahibim ve çocuğumu riske atacak hiç bir uygulamayı doktorum ısrar etse dahi kabul etmek zorunda değilim. Çünkü biliyorum ki çocuğum değerli.” burada da asi karsiti arkadaslar, kanunen isterlerse cocuklarina asi yaptirmayabileceklerini, cunku riskler oldugunu, yan etkiler oldugunu, doktor “evet asi yapiyoruz simdi” dese bile, isterlerse yaptirmayacaklarini ifade etmisler, cunku cocuklari degerli. super; peki asi yaptiran ailelerin cocuklari patates mi? asi yaptirmayarak cocuklarimiza deger verdik.
 
aşı karşıtı harekete dahil, kendince ciddi biçimde taraf olmuş kişilerin savunma argümanlarına değindik, ben daha bir sey demiyorum. siz bilmiyorsunuz ama, bu asi yazisini bir haftadan askindir yaziyorum. yazmaya basladigimda ise baslamamistim, sonra her gun is geldi, yaziyi yazmam bu yuzden aralikli ve cok uzun surdu, o kadar cok sey okudum ki, artik sinuslerim agriyo ekrana bakinca. artik bitirmek istiyorum. eger birilerinin sorulari falan varsa, isterse yorumla sorabilir. ben de elimden geldigince cevaplarim ya da cevaplayabilecek bir tip doktorunu cagiririm, o gelir cevaplar. 


burada, asilarla ilgili upenn’in hazirladigi bir online kurs var, ben cok sevdim, siz de katilabilirsiniz. oldukca faydali buldum:


https://www.coursera.org/course/vaccinesbu yaziyi, asi karsiti harekete bir tepki olarak yazmadim, ben bir TARAF degilim. sadece, asi yaptirmak kadar normal bir eylemin, cesitli hayat goruslerine dahil edilmesi, yaptirmamanin bir durus haline gelmesi, valla ne yalan soyleyim cok komigime gidiyor 🙂
bu yazidan sonra, hayatima bir asi yanlisi olarak degil, birkac hafta onceki insan olarak devam edecegim yani. bilmiyorum, anlatabildim mi?gardasil, k vitamini ignesi, influenza asilari, merck davasi falan, bu yazinin konusu degildi aslinda; ama o konuda da biraz donanimliyim ister istemez artik. fikrimi soran olursa, hpv asisinin kizim 9 yasina gelinceye dek itibarini kurtaracagini umut ediyorum. hpv’nin nasil ciddi ve tehlikeli bir sorun oldugunu bilmeyenlere de, acilen biraz arastirma tavsiye ediyorum. grip asilari konusunda ise, “ay sekerim virus cikmadan asisi cikiyo, para tuzagi bunlar” modundakilere grip ve asisini ayri ayri arastirmalarini tavsiye ediyorum gene. (her seyi devletten beklemeyin)son olarak, bu yaziyi beraber yazdigim mine’nin anlattiklarini eklemek istiyorum. okuyanlar belki kendine bir pay cikarir. 
 
Benim şahsi fikrim aşı yaptırmak ŞART. Yani devam. Çünkü hala kızamık bizim ülke için risk. Hala difteri vakası görülebiliyor. Daha geçen sene benim hastanemde hatta benim nöbetimde 28 yaşında iki çocuk annesi kadın difteri myokarditinden (kalp kası iltihabı) öldü. Çok da bulaşıcı olduğu için bütün hastane epey süre yusufladı. Aşılar totolar alev almışcasına yenilendi falan. Yine polio (çocuk felci) misal hala eradike değil. Çünkü polio aşısının kısırlık yaptığı söylentisi yüzünden köylerden sağlık ekipleri taşla sopayla kovuldu. Çalıştığım sağlık ocağının müstahdemi köyün girişinde aşıyı kendi ağızlarına damlatarak milleti ikna etmeye çalıştıkları gibi absürd ama doğru şeyler anlatırdı. Sonra mesela tüberküloz hala tehdit nedeni. Vaka sayısının arttığını söyleyenler var. Bu böyle gider. Toplu immünite önemli. Aşılar güzel, sevelim sayalım : )
 
🙂

bir sure sonra gelen edit:bu yazi, eldeki veriler guncellendikce, tarafimdan guncellenecek. bikmadan sikilmadan bunu yapacagim ki, belki okuyan birkac kisi faydalanir da, cocugunu asisiz birakmaz ve birakmaya kalkan birini gordugunde, soyleyecek seyi fazlalasir. iste bu vesile ile, yeni bir yazinin linkini ekliyorum; http://yalansavar.org/2012/08/09/yayinlanmamis-bir-yorum/

basit bir google aramasi ile bu yazida bahsi gecen yorumun, http://www.kuraldisidergi.com/4943/asi-yaptiralim-mi-yaptirmayalim-mi/ adli yazida yayinlanmamis bir yorum oldugunu bulabiliyoruz. gercekten uzucu. 

asi karsiti kisilere soylenebilecek hicbir sey yok, bir kere spekulasyon pesinde kosmak, alenen hoslarina gidiyor. bilimsel arastirma sundugunuzda, “ay hayir onlari ilac firmalari destekliyor” diyerek, hayatimda duydugum en salakca beyanati veriyorlar, afedersiniz, ilac ile ilgili arastirmayi, ataturk orman ciftligi mi desteklesin istiyorsunuz? toplam doktor sayisininin yuzbinde birini olusturmayacak ucuk kacik, asi ilac dusmani, tuhaf doktorlarin dedigi kanun oluyor, onlara inaniliyor, “ama bak bilmemkim doktor cocuklara ates icin surup bile vermiyör” tadindaki anektodlara sirt yaslaniyor, sacma sapan, aptal saptal sehir efsanelerine prim veriliyor, zannedersin ki, butun modern tipcilar bir orgutun gizli elemanlari, el altindan besleniyorlar, bu yuzden asilara evet diyorlar. en berbati da, olayi bill gates’in nufus artisini durdurmak icin asilara kisirlastirici maddeler kattirip, illuminati’ye hizmet ettigine inanan insanlarin bile var olmasi. 

 
(yazidaki linkler disinda) kaynak maynak: 
– http://yalansavar.org/2011/10/11/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-1-asilar-bulasici-hastaliklar-ve-bagisiklik-sistemimiz/
– http://yalansavar.org/2011/11/17/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-2-dr-andrew-wakefield-ve-asi-karsiti-hareket/
– http://yalansavar.org/2012/01/19/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-3-asi-karsiti-iddialar-ve-yanitlari/
– http://www.cdc.gov/ncbddd/autism/documents/vaccine_studies.pdf
– http://infernalmedicine.wordpress.com/2010/05/23/the-facts-in-the-case-of-dr-andrew-wakefield/
– http://www.turkpediatriarsivi.com/tr/makale/333/30/Tam-Metin
– http://www.asicalismagrubu.org/sss.asp
– http://www.pnomokok.com/
– http://cid.oxfordjournals.org/content/48/4/456.full
– http://www.cdc.gov/vaccines/spec-grps/hcp/downloads/vacsafe-thimerosal-bw-office.pdf
– http://www.cdc.gov/vaccines/vac-gen/additives.htm/
– http://www.chop.edu/export/download/pdfs/articles/vaccine-education-center/aluminum.pdf
– http://www.phac-aspc.gc.ca/im/q_a_thimerosal-eng.php
– http://www.euvac.net/graphics/euvac/index.htmlbi de tesekkur: @drfca

30 Comments

  1. owww cok doyurucu ve tatmin edici olmuş.
    ben de her aşıyı aksatmadan (ozel aşılara gozunu kırpmadan para vererek) yaptıran bir anneyim malum. son yıllardaki aşı karşıtı soylemlerden sonra ben de “acaba” demiştim ama aynen dediğin gibi bunun da bir tur “doğalcı duruş” haline geldiğini farkettim.
    otizmli çocuk sayısındaki artışın başka şeylerle değil, aşıyla ilişkilendirilmesi de bana hep komik gelmiştir. bundan 30 yıl once misal muhtemelen dunya uzerinde bu kadar uzman psikolog yoktu ve daha az otizm teşhisi konuyordu. bence olay bundan ibaret. otizme karşı farkındalık artınca otomatikman otizmli sayısı da arttı.
    tamam bu pek bilimsel olmadı 🙂

  2. bosver yeterince bilimsel takildik bence kendimizi astik zaten 🙂
    hulyacigim, birkac bilgi verebildiysem ne mutlu bana 🙂 usenmeyip okudugun icin tesekkur ederim 🙂

  3. merhaba,
    haberinizi okudum, bence harika olmus. estafurullah ayrica, ben cok bir sey yapmadim, hazir kaynaklari kullandim 🙂 sizin yaptiginiz sey daha ulvi zira suphesiz ki benden daha fazla insana ulasiyorsunuz. ovguleriniz icin tesekkur ederim 🙂
    sevgiler.

  4. Anonymous says

    Ben zimzim seker, super olmus! Asi karsiti ailelere ben uzun suredir cevap vermiyorum, sadece, umarim ayni sinifa dusmezler diyorum. O kaa.

  5. Çiğdem Durgun Lüle says

    Merhaba bende bir donem ası yaptırmasammi gazına gelmiş sizinkiler kadar olmasa da araştırma yapmış şans eseri yalansavar la karşılaşmış bir anneyim.. Öncelikle ellerinize Saglik cok guzel olmuş merak ettigim kafamı karıştıran bir soru var Ben ıpv zaten yapilyor ve opa aşısına neden gerek duyuluyor bilmek istiyorum kızım erken doğdu ve aşıları dağıtarak yaptırmaya calisiyorum opa yi yaptırmak konusunda tereddütlerim var kızıma ası yaptırdığım Saglik ocağında opa kaynaklı bir cocuk felci vakası olması beni etkiliyor.

  6. merhaba cigdem hanim.

    virusun farkli turlerine etkili oldugu icin iki ayri asi var. oral polio ulkemizde hala eradike degil.

    cocuk felci vakasi ise, oral polio asisinin cok nadir bir yan etkisi. yani bunu soyle dusunmelisiniz, istatistiklere baksaniz herhalde bu yan etki milyonda bir gibi bir rakamdir. gizlenen, saklanan, bilinmeyen bir sey degil. ama risk faktoru olarak, asiyla cocuk felci olmasi, cocuk felcine yakalanma riskinden cok cok daha dusuk. bir de su var ki, saglik ocaginda opa yuzunden cocuk felci olan cocugun genel saglik durumunu falan bilmiyoruz. cunku bunlar da etkendir ayni zamanda. umarim cevap verebilmisimdir size. yetmediyse saglam bir doktordan rica edeyim kapsamli anlatsin 🙂

  7. Çiğdem Durgun Lule says

    Valla gercekten bir doktordan rica etseniz cok sevinirim. Saglik bakanlığı ası danışma sitesindede opa gereksiz gibi gösterilmiş sanki.. Ve kızım ası sonrası hassas durumu sebebiyle sadece opa konusunda yaptirmasam mı diyorum . Tekrar teşekkürler .

  8. simdi benden daha faydali kisilerden rica ettim. saniyorum en kisa zamanda gelip detaylandirirlar 🙂 rica ederim ne demek.

  9. Çiğdem durgun lule says

    Bız ona sizden daha faydalı demeyelim . Bu yazının faydası cok buyuk. Tartışmaya çevirmek istemiyorum ama yazınızı ası karşıtlarının da okuması lazım çünkü asiyi araştıracak olsalar hep ası karşıtlarının yazıları var . Bende bir donem bu yazılardan etkilenmiş biri olarak sayfanizin linki verilse rahatsız olurmusunuz ? Belki bir kısım anne de yazinizla fikir değiştirir .

  10. yoo neden rahatsiz olayim. zaten istatistikler sag olsun kimler hangi sitelerden gelmis gorebiliyorum ve icinde bircok asi karsiti insan var yani yok degil 🙂

  11. Çiğdem durgun says

    Merhaba tekrar.. Bu Arda rotayı sonuc olarak yaptırmalı mı yaptırmamalı mı karar verebildiniz mı?

  12. Çiğdem durgun lule says

    Merhaba bizim 6. Ay asilarimiza cok az kaldi. Doktorumuz sağlam bir açıklama yapamadı opa ve ipa arasi fark icin . Siz konuşabildiniz mı ? Görüşmek üzere…

  13. cigdem hanim, ben doktor arkadaslara haber verdim ama onlar doktor olduklari icin muhtemelen, hala zaman bulamadilar, ya da unuttular. ben ise bosanma evresindeyim, gercekten cok isim var, yorumlarinizi bile yeni yayinlayabildim, kusura bakmayin.
    ama, doktorunuzun size verecegi bilgi de, bu iki asinin, iki ayri tur virus icin oldugudur muhtemelen, siz zaten ikna olmamaya biraz eyilli gorunuyorsunuz bence. sizin karariniz bu, risk almak, ya da almamak.
    sevgiler.

  14. Çiğdem durgun lulev says

    Teşekkür ederim cevap için.. Umarım hersey Guzel olur sizin için.. Bu arada ben avukatım yardımcı olacağım birsey olursa mutlaka yazın. Sevgiyle..

  15. rica ederim size yardimci olamadim henuz. avukatlarim var, ama bir sey olursa size de mutlaka ulasirim tesekkur ederim.

  16. merhaba, çok faydalı bir araştırma olmuş, elinize sağlık:) ben hep sorgulasam da baştan beri aşıcı oldum:) hastalık ihtimalleri beni her zaman korkuttu. şimdi de meningokok aşısı çıkmış, doktorumuz yapmak istiyor ama kararsızım ne gerek var diye. 2 yaşını geçti bizim zilli, bu konuda bir fikriniz var mı? kolaylıklar, sevgilerimle

  17. IPV aşısı yan etki profili bakımından OPV'den daha güvenilirdir. OPV aşısına bağlı çocuk felci görülme sıklığı 720000 aşılamada bir olarak bildirilmiştir. IPV, tek başına %95 koruyuculuk sağlar. OPV, bağırsak mukozasından emilir ve kanalizasyon yardımıyla yayılır. OPV aşısının kullanım amacı toplum bağışıklığını sağlamaktır. OPV aşısı, komşunun çocuğunun da bağışıklanmasını sağlar.IPV ile bireysel bağışıklıksağlanır. OPV bizim gibi aşılanma oranı düşük ülkelere Düya Sağlık Örgütü tarafından önerilmektedir. OPV aşısını veya başka bir aşıyı yaptırma veya yaptırmama kararı size aittir. Fulden'in de dediği gibi herkesin kararı kendine.

    Elif Pınar Çakır
    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı

  18. Çiğdem durgun lule says

    Güncel anne çok çok teşekkür ederim . En azından okuduklarımı doğru anladığımı netlestirmis oldum. Yardımınız bu yazınız isimi inanılmaz kolaylaştırdı . Sevgiyle..

  19. Eliniz, emeginize saglik. Menectrayi arastirirken rastladim yaziniza. Menectra yaptirdiniz mi yada yaptiracak misiniz?
    Sevgiler

  20. Fulden geç okudum bu yazını ama gerçekten çok faydalı. Ben de inanamıyorum aşı karşıtlarına ve çocukları için çok korkuyorum ve üzülüyorum. Teşekkürler bu yazı için aşı sorusu soranlara kaynak olarak göstereceğim.

  21. ececigim tesekkur ederim. uzun sureli bir arastirmanin urunudur ama benden cok yalansavar ekibine ve mine'ye tesekkur etmek gerekiyor cunku ben de onlarin kaynaklarini kullandim 🙂 arkasinda durdugum bir yazidir rahatlikla kullanabilirsin istedigin yerde. sevgiler.

  22. Sitene uğramışken br daha okudum yazını. Aşı karşıtlarına cevap yazarken hem kaynak gösteriyorum hem de içinden cümleler kullanıyorum. İnanır mısın beni aşı reklamı yapmakla suçlayan bile oldu. ben korkuyorum onların çocukları için onlar nasıl korkmuyor.

  23. sezen says

    Merhaba,

    Çok daha önce Yalansavar’daki yazıyı ben de okumuştum. Hem o yazı, hem sizin yazınız çok önemli bence. Benim çocuğum yok. Annemler de benim aşılarımı hep yaptırmıştı. Sadece şunu demek istiyorum, aşı karşıtlığını hiç anlamıyorum.

    Ben 21 yaşında kızamık oldum. Yıllarca ilkokulda 55 kişi okurken olmadım da evde o dönemde ilkokula giden kızkardeşimden kaptım. İlk etapta doktor da anlamakta zorlandı ne olduğunu. Lenf bezlerim şişmiş, ateşim var ama ne olduğunu kestiremiyorlar çünkü döküntü başlamadı. En sonunda annem kız kardeşi kızamık oldu diyince doktor o zaman bu da kızamık olmuştur ama aşılı olduğu için nispeten hafif geçiyordur dedi. Zaten akşam birazcık ellerimde ve ayaklarımda döküntü oldu. Tabi ki kızamığı nezle gibi geçirmedim. O yaşta gene de zor oluyor. Ama şunu biliyorum. Anneannem 40 yaşında kızamık olmuş ve menopoza girmiş. Yani aşı bizi ileri yaşlarımızda da koruyabilen bir uygulama. İnsanların hem kendi çocuklarınıi hem bizlerin çocuğunu böle tehlikeye atması bencillikten başka bir şey değil. Bilim de şüphe edilmesi gereken bir şey zaten temelinde şüphecilik var ama aşı gibi toplum sağlığı açısından gerekliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış bir uygulamadan şüphe etmek çok gereksiz bence.

  24. Burcu Demet says

    Doktoranneler olarak harıl harıl aşı karşıtlısının ne denli tehlikeli olabileceğini anlatmak için paylaşım üstüne paylaşım yaparken bu yazıya denk gelmek ne kadar güzel. Keşke aşı karşıtı arkadaşlar da sizin yaptığınız araştırmanın yarısını yapsa. Ben işyeri hekimiyim ve daha bugün sabah 40 yaşında kabakulak geçirmiş bir çalışanın periyodik kontrolünü yaptım. Bir daha çocuğu olmayacak. Aslında çok şanslı çünkü kabakulak geçirdiği sırada iki çocuğu varmış zaten. Ancak çok yakın bir dostum aynı şansa sahip olamadı mesela. Su çiçeği aşısı yapılmamış ve her nasılsa su çiçeğiyşe hiç karşılaşmamış olan eşi tam da Gebeyken su çiçeği oldu ne yazık ki ve hastalık bebeğin alınması ile sonuçlandı. Çok üzücü.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *