All posts tagged: araştırma

Annelik Yalnız Bir Yer Olabilir

    Birçok yeni anne için, annelik ilk birkaç ay ve yıl boyunca yalnız bir mertebedir. Yeni bir çalışma, çeşitli şekillerdeki sosyal desteğin, annelerin negative hislerini sona erdirmek için kaçınımaz olduğunu ortaya koyuyor. İrlanda’daki Cork Üniversitesi Hemşierlik ve Ebelik Bölümü’nde uzman eğitmenlik yapan Patricia Leahy-Warren bu konuyu  “Batı medeniyetindeki annelerin sadece yüzde 10 ila 15’i ne Postpartum Depresyonu  tanısı konulsa da, geri kalan çoğunluk da ciddi boyutta depresyon belirtileri gösteriyor” diye açıklıyor. “Postpartum Depresyon’un tanısı klinik olarak konulmasa bile, geri kalan yüzde 85-90 dilimdeki annelerin neler yaşadığını ölçecek bir sistem yok. Bununla beraber, en çok depresyona giren anneler, ilk kez çocuk sahibi olanlar.” “Anne olmak devasa bir değişim” diyor, Dallas Teksas’ta annelere destek için çalışan Klinik Psikolog Ann Dunnewold. Yeni anneler, yenidoğanın aralıksız ihtiyaçları için  kendi anatomilerinden, uykularından ve ilişkilerinden vazgeçiyor.  Ve bu yeni rollerinde onlardan sürekli mutlu ve potansiyel üstü davranmaları bekleniyor. “Mükemmel bir anne olma konusunda çok fazla baskı var ve kadınlar bunu beceremediklerini söylemeye korkuyorlar” diyor Leahy-Warren. Bunlar yetmezmiş gibi, araştırmalar geleceği belirleyen erken çocukluk deneyimlerinin de annelere doğruyu yapmak konusunda fazladan …

Demir Meselesi

2 ay once begul aniden hastalaninca, apar topar hastaneye kostuk. malumunuz kan ve idrar testleri yapildi ve sonuc olarak demir eksikligi bulundu. istahsizligini, uyku duzensizligini, zayifligini hemen buna bagladik. cunku demir eksikliginin klasik belirtileri de zaten bunlardi. acikcasi cocuga demir damlasi verme isi, basindan beri beni cok zorladi. calisma kosullarim yuzunden zaten duzen kurmakta zorlandigim kizima, hem de en cok sut emdigi zamanda her gun 2 saatlik bir ac kalma boslugu yaratip demir verme isi, beni resmen yipratti. oncesinde ve sonrasinda birer saat emzirmemem ve yedirip icirmemem gereken begul, asla memesiz duramadigi icin, ben bu demir damlasi isini acayip aksattim. fakat benim rahatligimdaki baslica sebep, bazi es dost cocuklarinin doktorlarinin tahlil yapmadiklari halde demire hic baslatmamasi, bazilarinin 6. aydan once baslatmamasi, bazilarinin kesin icsin demesi gibi bence “canim bugun oyle istedi” tadindaki rahat yaklasimlari oldu. oyle ya, onlarin cocuklari da ayni seyleri yiyip iciyordu, ama onlar demir memir takviyesi almiyordu. ben de salladim durdum, onceleri haftada 4-5 gun icirdigim demir, gun geldi 1 hafta icilmez oldu, zaman ilerledi, cocuk gunden gune bir acayiplesti, persentil yuzde …

Haydi Çocuklar Aşıya!

Her sey sevgili mine‘nin “ben rota’yi yaptirmiyorum, gerek duymadim” demesiyle basladi. o dakikaya dek asilar hakkinda “vucuda zerk edilen zayiflatilmis virus” tanimi disinda hicbir sey bilmeyen, merak da etmeyen, haliyle asi karsiti hareket hakkinda bir fikir sahibi olmayan ben de, adeta hiyara tuzla kosarcasina, “aa oyle mi, niye ki” falan dedim. oyle ya, karsimdaki insan koskoca tohtur, okumus insan, bir de cefakar ana olunca, bilgileri, soyledikleri cok degerli oluyor. (ne kadar degerli oldugunu begul’un kati gidaya gecisinde 2 doktorunu da pek sallamayip, mine ne derse onu yapmamdan anlayin) “biz eski asi programini takip edicez galiba, bir de bu asilar metal falan iceriyor, cok da fazla oynamamak lazim immun sistemle” diyince, dogumdan o gune dek 2xHBV, 1 BCG, 2xKarma, 2xPnömokok asisi olmus kizimi ellerimle hasta ettigim paranoyasina kapilip, onume gelen herkese asilarla ilgili sorular sormaya basladim. su noktada belirtmeliyim ki, en basta yola bir yazi yazmak hevesiyle cikmadik, sadece arastiriyorduk, kendi capimizda takiliyorduk; fakat sonradan, asilar hakkindaki bilgi yetersizligini ve kirliligini gormemiz, asi karsiti hareketin meydani bos bulmuscasina at kosturmasi (bunu kotu anlamda yazmadim aslinda ama gercekten …